Taşıma ve Lojistiğin Karbon Ayak İzine Etkisi: Tablet Temizlik Ürünleri Örneği
Bir ürünün çevresel etkisini değerlendirirken çoğu zaman içeriğine ve ambalajına odaklanırız. Ancak ürünün fabrikadan depoya, depodan mağazaya veya doğrudan tüketiciye ulaşması da dikkate alınması gereken bir aşamadır.
Ürün taşıma karbon ayak izi, bir ürünün taşınması ve dağıtılması sırasında ortaya çıkan sera gazı emisyonlarını anlamak için kullanılan değerlendirmelerden biridir. Ürünün ağırlığı, taşınan mesafe, kullanılan araç türü ve lojistik sürecinin nasıl planlandığı bu değerlendirmede önemlidir. Ürünlerin yaşam döngüsünü ele alan GHG Protocol standardı da taşımayı; ham madde, üretim, depolama, kullanım ve kullanım ömrünün sonuyla birlikte değerlendirir. (GHG Protocol – Product Standard)
Peki temizlik ürünlerinin taşınması karbon ayak izini nasıl etkiler? Tablet formundaki ürünler bu açıdan neden ilgi çekicidir? Gelin, lojistik sürecini ve ürün tasarımının bu süreçle ilişkisini inceleyelim.
Ürün taşıma karbon ayak izi nedir?
Ürün taşıma karbon ayak izi, ürünlerin bir noktadan başka bir noktaya taşınması sırasında oluşan sera gazı emisyonlarıyla ilgilidir. Bu emisyonlar; kamyon, gemi, tren veya uçak gibi taşıma araçlarının çalışması için gereken enerji ve yakıtla ilişkilidir.
Bir ürünün lojistik sürecini değerlendirirken şu sorular sorulabilir:
-
Ürün ne kadar uzaktan geliyor?
-
Hangi taşıma araçları kullanılıyor?
-
Taşınan ürünlerin toplam ağırlığı ne kadar?
-
Araçların taşıma kapasitesi ne ölçüde kullanılıyor?
-
Depolama ve dağıtım süreci nasıl organize ediliyor?
Uluslararası Standardizasyon Örgütünün ISO 14083 standardı, yolcu ve yük taşımacılığından kaynaklanan sera gazı emisyonlarının hesaplanması ve raporlanması için ortak bir yöntem sunar. (ISO – ISO 14083:2023)
Burada önemli bir ayrım var: Bir ürünün yalnızca taşıma aşamasındaki emisyonları, o ürünün toplam karbon ayak izini göstermez. Üretim, ambalaj, kullanım ve kullanım sonrası aşamalar da genel değerlendirmeye dahil edilebilir.
Taşıma sırasında karbon emisyonlarını hangi faktörler etkiler?
1. Taşıma mesafesi
Bir ürünün katettiği mesafe, lojistik emisyonlarını etkileyebilen faktörlerden biridir. Ancak mesafe tek başına yeterli bir ölçüt değildir.
Aynı mesafeyi kat eden iki sevkiyatın emisyonları; taşıma aracı, yakıt türü, yük miktarı ve operasyonel koşullar nedeniyle farklı olabilir.
Bu nedenle yalnızca bir ürünün yerel olarak üretilmesine veya uzak bir noktadan gelmesine bakarak toplam çevresel etkisi hakkında kesin bir sonuca varmak doğru değildir.
2. Taşıma aracı
Karayolu, demiryolu, denizyolu ve havayolu taşımacılığının emisyon profilleri farklıdır.
Avrupa Çevre Ajansının yük taşımacılığına ilişkin değerlendirmesi, taşınan yük ve mesafe başına emisyonların taşıma türüne göre değiştiğini; demiryolu ve denizyolu taşımacılığının birçok durumda ağır vasıta taşımacılığına kıyasla daha düşük emisyon yoğunluğuna sahip olabildiğini gösteriyor. Ancak her taşıma türü her güzergâh ve ürün için uygun değildir. (European Environment Agency – Rail and waterborne transport)
Örneğin bir ürünün depoya ulaşması denizyolu, demiryolu ve karayolunun birlikte kullanıldığı bir lojistik zinciri üzerinden gerçekleşebilir. Bu durumda zincirin bütün aşamalarının değerlendirilmesi gerekir.
3. Ürünün ağırlığı ve hacmi
Taşınan yükün ağırlığı ve kapladığı alan, lojistik planlamasında dikkate alınan unsurlardır.
Aynı taşıma kapasitesiyle daha fazla ürünün taşınabilmesi, bazı koşullarda ürün başına düşen taşıma kaynaklarının daha verimli kullanılmasına yardımcı olabilir. Ancak bunun gerçekleşip gerçekleşmediği; ürünlerin nasıl paketlendiğine, araçların ne kadar dolu olduğuna ve dağıtım düzenine bağlıdır.
Bu nedenle yalnızca bir ürünün hafif olması veya küçük bir ambalaja sahip olması, tek başına daha düşük karbon ayak izini kanıtlamaz.
4. Depolama ve dağıtım
Lojistik yalnızca ürünün bir araçla taşınmasından ibaret değildir. Depolama, sipariş hazırlama, paketleme ve son dağıtım gibi süreçler de ürünün tedarik zincirinin parçalarıdır.
GHG Protocol'ün ürün yaşam döngüsü yaklaşımı, taşımayla birlikte depolama ve diğer aşamaların da değerlendirilmesini mümkün kılar. (GHG Protocol – Product Standard)
Bu nedenle ürünlerin karbon ayak izini anlamak isteyen işletmelerin yalnızca nakliye mesafesine değil, lojistik sürecinin tamamına bakması gerekir.
Tablet temizlik ürünleri lojistik açısından neden ilgi çekici?
Geleneksel sıvı temizlik ürünleri kullanıma hazır halde sunulabilir. Tablet temizlik ürünlerinde ise ürün, kullanım öncesinde suyla hazırlanacak bir formda sunulabilir.
Bu iki format arasındaki temel farklardan biri, ürünün tüketiciye hangi formda ulaştırıldığıdır.
Tablet formatındaki bir ürün, kullanım öncesinde suyla hazırlanıyorsa ürünün taşınma aşamasında hazır kullanım için gereken suyun ürünle birlikte taşınması zorunlu olmayabilir. Bu durum, lojistik açısından incelenmeye değer bir tasarım özelliğidir.
Ancak buradan doğrudan “tablet ürünlerin karbon ayak izi daha düşüktür” sonucu çıkarılmamalıdır. Böyle bir karşılaştırma için ürünlerin formülasyonu, üretimi, ambalajı, taşıma koşulları, kullanım biçimi ve kullanım sonu aşamalarının birlikte değerlendirilmesi gerekir.
GHG Protocol Product Standard, ürünlerin yaşam döngüsü boyunca oluşan sera gazı emisyonlarının ölçülmesi için bu bütünsel yaklaşımı destekler. (GHG Protocol – Product Standard)
Tablet ürünlerde hangi sorular sorulmalı?
Tablet ve sıvı temizlik ürünleri lojistik açısından karşılaştırılırken şu başlıklar incelenebilir:
-
Aynı miktarda kullanıma hazır ürün elde etmek için ne kadar ürün taşınıyor?
-
Ürünlerin ambalajları ne kadar yer kaplıyor?
-
Taşıma sırasında araç kapasitesi nasıl kullanılıyor?
-
Üretim ve dağıtım merkezleri arasındaki mesafeler ne kadar?
-
Tüketicinin ürünü hazırlaması için gereken su nerede ve nasıl sağlanıyor?
-
Ürünlerin kullanım performansı ve kullanım miktarı karşılaştırılabilir mi?
Bu sorular, ürünlerin yalnızca fiziksel formatlarına değil, gerçek kullanım senaryolarına göre değerlendirilmesine yardımcı olur.
Ambalaj hacmi ve ürün ağırlığı neden tek başına yeterli değil?
Bir ürünün daha küçük ambalajda sunulması veya daha hafif olması lojistik açısından bir avantaj sağlayabilir. Ancak bu avantajın toplam karbon ayak izine nasıl yansıdığı ayrıca hesaplanmalıdır.
Örneğin ambalaj malzemesinin üretimi, ürünün üretim sürecindeki enerji kullanımı ve ürünün tüketici tarafından nasıl kullanıldığı da toplam değerlendirmeyi etkileyebilir.
Bu nedenle iki ürün karşılaştırılırken aynı işlevi yerine getirmeleri ve benzer kullanım koşullarında incelenmeleri önemlidir.
GHG Protocol, ürünlerin yaşam döngüsü emisyonlarını hesaplamak için bir çerçeve sunar; farklı ürünlerin karşılaştırılmasında ise karşılaştırmanın kapsamının ve kullanılan yöntemin uygun biçimde tanımlanması gerekir. (GHG Protocol – Product Standard)
Kısacası daha küçük ambalaj, daha hafif ürün veya tablet formu tek başına toplam karbon ayak izinin düşük olduğunu göstermez.
Ürün taşıma karbon ayak izi nasıl hesaplanır?
Bir ürünün taşıma aşamasındaki emisyonlarını değerlendirmek için öncelikle lojistik verilerinin toplanması gerekir.
- Temel olarak şu bilgiler kullanılabilir:
- Taşınan ürün veya yük miktarı
- Kat edilen mesafe
- Kullanılan taşıma türü
- Taşıma aracının ve operasyonun özellikleri
- Uygun emisyon faktörleri
Genel hesaplama yaklaşımı, ilgili faaliyet verilerinin uygun emisyon faktörleriyle birlikte değerlendirilmesine dayanır. Ancak doğru hesaplama yöntemi, lojistik zincirinin kapsamına ve mevcut verilere göre belirlenmelidir.
ISO 14083:2023, taşıma zincirlerinden kaynaklanan sera gazı emisyonlarının hesaplanması ve raporlanması için ortak bir metodoloji tanımlar. (ISO – ISO 14083:2023)
Bir ürünün tüm karbon ayak izini hesaplamak içinse yalnızca taşıma verileri yeterli değildir. GHG Protocol Product Standard kapsamında ham madde, üretim, taşıma, depolama, kullanım ve bertaraf gibi ilgili yaşam döngüsü aşamaları birlikte ele alınabilir.
Tüketiciler ürün seçerken nelere dikkat edebilir?
Tüketicilerin bir ürünün tüm lojistik verilerine ulaşması her zaman mümkün olmayabilir. Yine de ürün seçerken bazı sorular sormak daha bilinçli kararlar vermeye yardımcı olabilir:
Ürün nasıl kullanılıyor?
Konsantre veya tablet formundaki ürünler kullanım öncesinde hazırlanmayı gerektirebilir. Kullanım talimatlarını ve gerekli ürün miktarını incelemek önemlidir.
Ambalaj hakkında açık bilgi var mı?
Ambalajın malzemesi, yeniden doldurulabilir olup olmadığı ve kullanım sonrasında nasıl değerlendirileceği gibi bilgiler incelenebilir.
Çevresel iddialar hangi veriye dayanıyor?
Bir ürünün daha düşük karbon ayak izine sahip olduğu belirtiliyorsa bu iddianın hangi ürünlerle, hangi koşullarda ve hangi hesaplama yöntemiyle karşılaştırıldığı sorulabilir.